Ailenin Gizli Mesajları Olumsuz Davranışları Pekiştiriyor mu?

AİLENİN GİZLİ MESAJLARI OLUMSUZ DAVRANIŞLARI PEKİŞTİRİYOR MU?

Birçok anne ve baba, çocuklarında gördükleri olumsuz davranışlarını değiştirmek istiyor. Ama farkında olmadan verdikleri gizil mesajlar, değiştirmek istedikleri davranışları pekiştiriyor.

Örneğin misafirlikte bir anne başka bir anneye soruyor: Saat geç oldu. Sizin çocuklar yatmıyor mu? Anne yakınmaya başlıyor: “Oooo, bizim çocuklar gece kuşudur. Bu saatte hayatta yatmazlar. Gece yarılarına kadar otururlar.”

Bir başka misafirlikte yemek masasına oturuluyor. Yemekte çok nefis sebze menüsü var. Ev sahibi ısrar ediyor, “Lütfen deneyin!” diyor. Misafir anne, hemen yanıt veriyor: “Oooo, bizim çocuklar yemek seçer. Sebze yediremedik bir türlü.”

Bir adam, çocuğa okul nasıl gidiyor diye soruyor. Çocuk da yanıt vermiyor. Çocuğun babası hemen “Bizim çocuk utangaçtır, başkalarının yanında konuşmaz” diyor. Çocuk tablet oynuyor. Anne oğlunun yanında başkalarına dert yanıyor: “Bizim çocuğa bir türlü bıraktıramadık bilgisayarda oyun oynamayı.”

Yukarıda örnekleri verilen tüm bu mesajlar, çocuğun olumsuz davranışlarını sürdürmesi için gizli mesajlar içeriyor. Nasıl mı?

ETİKETLEMENİN GİZLİ ETKİSİ
Ebeveyne ve çocuk iletişiminde sunulan bütün mesajlar etiket özelliği taşır. Aile, söylemleriyle olumsuz davranışları etiketler ve mühürler. Çocuk da etiketlenen davranışları kimliğiyle özdeşleştirir. Örneğin çocuk “Ben utangaç bir insanım ve ailemde bu yönümle kabul görüyorum” demeye başlar.

Kimliğiyle özdeşleştirdiği davranışları insanlar kolay kolay bırakmak istemez. Çünkü bu vazgeçme, kimliğinden ve dolayısıyla kabul edilmekten de vazgeçmek anlamına gelir. Kimliğinden vazgeçme bireyde varoluşsal endişe yaratır. Bu yüzden kişi benliğini sürdürmek için olumsuz davranışını da bilinçsizce sürdürmeye devam eder.

KAYBEDİLEN BİR SAVAŞ

Anne-babaların olumsuz davranışları etiketlemeye yönelik mesajları, aile ile çocuk arasında bir savaş yaşandığı ve savaşı çocuğun kazandığı anlamını da içerir. Aile bu söylemlerle olumsuz davranışlar engelleme konusunda pes ettiğini kabul etmiş olur.

“Biz çocukları erken yatırmak için çok uğraştık ama başaramadık, çok yöntemler denedik ama bilgisayar oyunlarında vazgeçirmedik.” gibi mesajlar anne-babanın yakınmalarını arka planında var olan mesajlardır.

Çocuklar kimlik oluşum sürecinde etiketlenen davranışlarını sürdürme eğilimini gösterir. Aile çocuğun davranışını bir anlamda etiketleyerek değişimin önünü kapatır. Onları etiketin içine hapseder. Utangaç olarak etiketlenen çocuk, atılgan davranmakta zorlanır. Tembel olarak etiketlenen çocuk ders çalışmakta zorlanır. Bu nedenle çocukların olumsuz davranışları asla etiketlenmemelidir.

OLUMLU ETİKETLEMENİN GÜCÜ VE RİSKİ

Anne-baba olumlu özellikleri etiketlemeyi deneyebilir. Burada kişisel özellikler yerine davranışların etiketlenmesi doğru bir tutumdur. Çünkü bazı özellikler asla kişilikle özdeşleşecek şekilde etiketlenmemelidir. Bu konu anne-babaların oldukça hassas davranması gereken bir konudur. Çocuğun kontrolü dışında olan, kendi çabasıyla kazanmadığı olumlu özelliklerin kişilikle etiketlenmemesine özen gösterilmelidir. Sözgelimi bir çocuk “zeki, yetenekli, güzel, yakışıklı” gibi sıfatlarla etiketlenmemelidir. Çünkü çocuklar bu etiketleri her zaman taşıyamayabilir. Bu özellikleri kazanmak çocuğun elinde değildir.

Sözgelimi ailesince zeki olarak nitelenen, bu özelliğiyle etiketlenen bir çocuk, kendisini her zaman zeki görünmek zorunda hisseder. Bundan dolayı çevresinde zeki görünmesine engel olacağını düşündüğü zor işlerden istemsizce kaçar. Bir işte başarısız olması durumunda kendisiyle ilgili “zeki” algısını yıkılacağından korkacağı için o işi hiç denemeyebilir. Aynı şekilde bir çocuğun yalnızca dış görünüşüne vurgu yapılarak sürekli “güzel kızım, prenses kızım veya yakışıklı oğlum” denmesi de benzer bir sonuç ortaya çıkarabilir. Çocuk güzelliğin kaybetme korkusu yaşayabilir.

Ancak çocukların kendi iradeleriyle yaptıkları olumlu davranışlar etiketlenmelidir. “Benim kızım düzenli ders çalışır, boş zamanlarında kitap okur, insanlara yardım etmeyi sever.” gibi olumlu etiket içeren söylemler özellikle etkili olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir