Hava kirliliği beynimizi etkiler mi?

“Yok artık, daha neler!” diye tepki vererek cevaplayabiliriz bu soruyu. Ancak son yıllardaki araştırma sonuçları hiç de öyle söylemiyor.

Hemen hemen her türlü nörolojik rahatsızlığın hava kirliliği ile belirgin bir ilişkisi tespit edilmiştir. Bu rahatsızlıkların en çok bilineni migren başağrılarıdır. Havda bulunan parçacık kirliliğinde, tozlar ve düşük oksijen, migren başağrılarını tetikler. Bunun yanında ağır metal kirliliğinin yozlaştırıcı bunama ve Parkinson hastalığı, motor nöron hastalıkları ile ilişkisi tespit edilmiştir. Görünmeyen bir başka durum da hava kirliliğinin damar sağlığını bozmasıdır. Beyin nihayetinde damarlarla beslenir. Bütün hava kirliliği türleriyle epilepsi sıklığında artış arasında bir ilişki olduğu saptanmıştır. Havadaki ağır metaller, genetik özellikler ön planda olsa da otizm ile ilişkili bulunmuştur. Yine multipl skleroz gibi bağışıklık hastalıkları da hava kirliliği olan yerlerde daha sık atak yapmakta veya çıkmaktadır. Özellikle 2,5 mikron ince ve hatta 0.1 mikron altındaki parçacıkların havada kirlilik düzeyinde çok bulunması bunama, Parkinson hastalığıyla da sıkı ilişkilidir.

Hava kirliliği insanı aslında doğmadan önce anne karnında etkilemeye başlıyor. Hollanda Rotterdam’da 2002-2006 yılları arasında doğan okul dönemine gelmiş, 6 ile 10 yaş arasında olan 783 çocuk üzerinde yapılmış bir araştırmada çocuklar annelerinin karnındayken, annelerinin maruz kaldıkları hava kirlilikleri derecesi ile ileriki yaşamda zekâları ve beyinleri karşılaştırılmış. Sonuç inanılmaz bir tehlikeyi göstermiş. Havada ince parçacıklar arttığı dönemde anne karnında olan çocuklarda, daha ince beyin kabuğu tespit edilmiş. Bu ince parçacıklara maruz kalmanın aynı zamanda beyinde iş veya ödev sırasında beyinsel kontrol mekanizmalarını zayıflattığı psikolojik testlerle, aynı çocuklarda gösterildi. Temiz hava daha kalın beyin kabuğu demek. Kontrol mekanizmaları zayıflayan çocukların ileriki yaşlarında madde bağımlılığı, öfke kontrol bozukluğu ve dikkat eksikliği hiperaktiviteye eğilim artışı görülmesi ihtimali daha yüksek.

Hava kirliliğinin bizde nörolojik ya da psikiyatrik hastalıklara henüz yol açmamış olması şanslı olduğumuz anlamına gelmiyor. 2009 yılından itibaren yapılan bilimsel çalışmalar, hava kirliliğinin sağlıklı yetişkinlerde de beyin işlevleriyle ilgili problemlere yol açtığını gösteriyor. Bu çalışmalara göre hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan sağlıklı yetişkinlerde uyku kalitesi azalıyor, hafıza ve dikkatle ilgili sorunlar görülüyor. Hava kirliliği, sağlıklı yetişkinlerde “inme” riskini de artırıyor.

Sadece erişkinler değil, çocuklar da risk altında. 2008 yılında ABD’nin Boston şehrinde yapılan bir araştırma trafik yoğunluğu sebebiyle hava kirliliğinin yüksek olduğu bölgelerde yaşayan çocukların, havanın temiz olduğu bölgelerde yaşayan akranlarına göre daha düşük IQ seviyelerine sahip olduğunu gösterdi.

2011 yılında yapılan bir başka çalışmada ise otoban yakınında yaşamanın çocuklarda otizm ile bağlantılı olduğu görüldü. Çalışmadan ortaya çıkan bulgulara göre otizmli çocukların annelerinin, otoban yakınında yaşama oranı normal gelişim gösteren çocukların annelerine göre iki kat yüksekti.

Amerika’da 2019 yılında yapılan bir araştırmada araştırmacılar hava kirliliğine maruz kalmak ile beyin küçülmesi ve hafıza kaybı arasında bir bağlantı olduğunu keşfetti. Çalışmada havada bulunan parçacıkların insan beynine olan etkisini ve bunların Alzheimer gibi nasıl sebep olduğunu anlamak amaçlandı.

998 kadının katılımıyla yürütülen çalışmada, araştırmacılar parçacık kirliliğine maruz kalan 73-87 yaş arası kadınların, hafıza kaybı seviyesinin ilerlemesi ihtimalinin yüksek olduğunu gördü.

Sonuçta bütün bulgular otizm, Alzheimer, Parkinson ya da düşük IQ seviyelerinin hava kirliliği ile bir bağlantısının olduğunu ortaya koyuyor. Bu açıdan doğayı korumak, çevre ve hava kirliliğiyle yoğun mücadele etmek daha büyük önem taşıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir